Zeynep
New member
En Büyük Hata: Her Şeyi Puanlandırmak
Pekiştireç tablosunun en tartışmalı taraflarından biri burada başlıyor.
Çocuk odasını topluyor: 2 puan.
Kardeşine yardım ediyor: 1 puan.
Babasına sarılıyor: 1 puan.
Ders çalışıyor: 3 puan.
Kitap okuyor: 2 puan.
Bir süre sonra hayatın tamamı puan sistemine dönüşebilir.
Bu yaklaşımın sorunu, çocuğun doğal olarak yapabileceği davranışların bile sürekli dışsal ödüle bağlanmasıdır.
Örneğin kitap okumaktan zaten hoşlanan bir çocuğa “Kitap okursan yıldız” demek yerine, daha zorlayıcı ve yeni bir davranış için tablo kullanılabilir.
Başka bir problem de ödülün davranıştan daha önemli hale gelmesidir. Çocuk “Kitap okumak güzel” demek yerine “Kitap okursam puan kazanırım” noktasına gelirse sistemin nasıl tasarlandığını yeniden düşünmek gerekir.
Bu nedenle tabloyu mümkün olduğunca köprü olarak görmek daha sağlıklı. Amaç, çocuğu sonsuza kadar yıldız toplamaya bağımlı hale getirmek değil; istenen davranışın günlük yaşamda yerleşmesine yardımcı olmak.
Okul Ortamındaki Veriler Bize Ne Söylüyor?
Token economy sistemleri yalnızca evlerde kullanılmıyor. Sınıf yönetiminde de uzun süredir uygulanıyor.
Örneğin geçmişte yapılan bir çalışmada, ikinci sınıfta bulunan 21 öğrencilik bir sınıfta 7 çocuğun problem davranışları için başlangıç düzeyi belirlenmiş ve token reinforcement programı uygulanmıştır. Bu tür çalışmalar, yöntemin yalnızca teorik bir fikir olmadığını; gerçek sınıf ortamlarında da test edildiğini gösteriyor. PubMed
Daha güncel 2022 meta-analizi ise 24 araştırmayı bir araya getirerek token economy uygulamalarının eğitim ortamlarında güçlü etki büyüklükleri gösterebildiğini ortaya koydu. PubMed
Ancak burada benim dikkat çekici bulduğum nokta “büyük etki” ifadesinden ziyade uygulamanın ayrıntılarının değişmesi. Çünkü aynı sistemin farklı sınıflarda farklı şekilde uygulanması sonuçları etkileyebilir.
Örneğin 20 öğrencinin bulunduğu bir sınıfta öğretmen her öğrencinin davranışını ayrı ayrı ve anında değerlendirebiliyorsa sistem başka türlü işler. 35 kişilik kalabalık bir sınıfta aynı uygulamayı yapmak ise çok daha farklı bir yönetim gerektirir.
Yani tabloda yazan yıldız sayısından çok, sistemin uygulanabilirliği ve tutarlılığı önem kazanıyor.
Pekiştireç Tablosu Davranışı Gerçekten Kalıcı Hale Getirir mi?
Bence tartışmanın en önemli noktası burası.
Bir çocuk tablo varken odasını topluyor ama tablo kaldırıldığında tekrar eski davranışına dönüyorsa sistem yalnızca geçici bir değişiklik yaratmış demektir.
Davranış biliminde buna davranışın sürdürülmesi ve genellenmesi açısından bakılır. Token economy literatürünün önemli sorunlarından biri de tam olarak budur: Sistem çalışırken elde edilen davranış kazanımlarının sistem ortadan kalktığında ne kadar sürdüğü. Hackenberg'in token reinforcement incelemesi de bu alandaki araştırmaların ve özellikle uygulamadan sonra davranışın sürdürülmesine ilişkin soruların önemine dikkat çekiyor. PubMed Central (PMC)
Bu nedenle iyi bir tablo sisteminin ikinci aşaması olmalı.
Örneğin:
İlk hafta → Her doğru davranış için puan.
İkinci hafta → İki doğru davranıştan sonra puan.
Üçüncü hafta → Gün sonunda genel değerlendirme.
Dördüncü hafta → Daha çok sözel takdir ve doğal sonuçlar.
Böylece çocuk “Ödül yoksa davranmam” yerine davranışı günlük rutinin parçası haline getirmeye başlayabilir.
Pekiştireç Olarak Para mı, Etkinlik mi, Takdir mi?
Her ödülün maddi olması gerektiğini düşünmek de önemli bir yanılgı.
Örneğin 10 puan karşılığında:
- Parka gitme,
- Birlikte oyun oynama,
- Akşam ailece film seçme,
- Hafta sonu kahvaltısını seçme,
- Birlikte kek yapma,
- Sevdiği bir etkinliği seçme
gibi sosyal veya deneyimsel ödüller kullanılabilir.
Bu noktada ödülün çocuğun yaşına ve bireysel özelliklerine uygun olması gerekir.
Bir çocuk için yeni bir kalem çok değerliyken başka bir çocuk için babasıyla yarım saat lego oynamak çok daha güçlü bir pekiştireç olabilir.
Dolayısıyla “en iyi ödül nedir?” sorusunun tek bir cevabı yok.
Asıl soru “Bu çocuk için şu anda hangi sonuç davranışı gerçekten güçlendiriyor?”
Davranış Ekonomisi Açısından İlginç Bir Nokta
Pekiştireç tablosunu davranışsal ekonomi açısından düşündüğümüzde aslında küçük bir karar sistemi görüyoruz.
Çocuğun önünde bir maliyet var: Ödev yapmak, yatağı toplamak, beklemek, kurallara uymak.
Karşılığında bir fayda var: Puan, oyun zamanı, seçim hakkı veya sosyal takdir.
Fakat insan davranışı yalnızca “ödülün büyüklüğü” ile açıklanmıyor. Ödülün ne kadar hızlı geldiği de önemli.
Örneğin “Bir ay boyunca düzenli ders çalışırsan istediğin şeyi alacağım” özellikle küçük çocuklar için uzak bir hedef olabilir.
Buna karşılık “Bugünkü hedefini tamamladığında 1 puan” çok daha anlaşılırdır.
OpenStax'ın davranış bilimi kaynakları da pekiştirmenin zamanlamasının öğrenme açısından önemli olduğunu ve yeni bir davranışın öğretilmesinde davranışın hemen ardından gelen pekiştirmenin bağlantıyı güçlendirdiğini belirtiyor. OpenStax
Buradan çıkarılabilecek pratik sonuç şu: Çok büyük ama uzak bir ödül yerine küçük, anlaşılır ve zamanında verilen geri bildirim çoğu durumda daha kullanışlı olabilir.
Pekiştireç Tablosu Hazırlarken Nelere Dikkat Edilmeli?
İyi bir tablo için bence şu sorular mutlaka cevaplanmalı:
1. Hangi davranış değişecek?
“İyi çocuk olacak” değil, “Ödev başladığında 20 dakika çalışacak” gibi.
2. Davranış nasıl ölçülecek?
Günde bir kez mi, davranış başına mı, hafta sonunda mı?
3. Pekiştireç gerçekten değerli mi?
Çocuğun önemsemediği bir ödül sistemin etkisini azaltabilir.
4. Ödül ne kadar hızlı geliyor?
Özellikle yeni öğrenilen davranışlarda gecikme sorun yaratabilir.
5. Her davranışı ödüllendiriyor muyuz?
Gerekenden fazla dışsal ödül kullanılmamalı.
6. Sistem ne zaman azaltılacak?
Tablonun sonsuza kadar sürmesi yerine kademeli olarak doğal pekiştireçlere geçiş planlanabilir.
7. Çocuk sürecin parçası mı?
Ödülün tamamen yetişkin tarafından belirlenmesi yerine çocuğun tercihleri dikkate alınabilir.
Sonuç: Yıldız Tablosundan Daha Önemli Olan Şey Ne?
Pekiştireç tablosunu yalnızca renkli yıldızların bulunduğu bir kart olarak görmek bence yöntemin asıl değerini kaçırmak olur.
İyi tasarlanmış bir pekiştirme sistemi; psikolojide davranış öğrenmeyle, eğitim biliminde sınıf yönetimiyle, davranışsal ekonomide teşviklerle ve aile yaşamında iletişimle kesişiyor.
Araştırmalar token economy uygulamalarının özellikle eğitim ortamlarında etkili olabileceğine ilişkin ciddi kanıtlar sunuyor; ancak araştırmalar aynı zamanda yöntemin nasıl uygulandığının, hangi pekiştireçlerin seçildiğinin ve kazanılan davranışların sistem kaldırıldıktan sonra sürüp sürmediğinin önemli olduğunu gösteriyor. PubMed+1
Benim açımdan en değerli çıkarım şu: Pekiştireç tablosunun amacı çocuğu ödüle bağımlı hale getirmek değil, başlangıçta zor olan bir davranışı görünür, anlaşılır ve başarılabilir hale getirmektir.
Bir süre sonra yıldızın kendisi önemini kaybedip çocuk davranışın doğal sonucunu görmeye başlıyorsa sistem görevini yapıyor demektir.
Asıl tartışmaya değer soru da burada başlıyor:
Sizce çocuklarda davranış kazandırmak için ödül sistemi ne noktaya kadar faydalı, hangi noktadan sonra ters etki yaratıyor?
Evde veya okulda kullandığınız bir pekiştireç tablosu olduysa, gerçekten kalıcı bir davranış değişikliği gördünüz mü, yoksa tablo kaldırıldığında eski düzene mi dönüldü?
Bir de şu soru oldukça ilginç: Çocukların kendi ödüllerini seçmesine izin vermek sistemi güçlendirir mi, yoksa pazarlığa ve sürekli “Bunun karşılığında ne kazanacağım?” beklentisine mi dönüştürür?
Bu konunun bence en verimli tarafı da tam burada: Aynı yöntem farklı çocuklarda bambaşka sonuçlar verebildiği için, tek bir “doğru pekiştireç tablosu” aramak yerine hangi davranışın, hangi çocukta, hangi koşulda ve hangi sonuçla güçlendiğini anlamaya çalışmak çok daha anlamlı.
Pekiştireç tablosunun en tartışmalı taraflarından biri burada başlıyor.
Çocuk odasını topluyor: 2 puan.
Kardeşine yardım ediyor: 1 puan.
Babasına sarılıyor: 1 puan.
Ders çalışıyor: 3 puan.
Kitap okuyor: 2 puan.
Bir süre sonra hayatın tamamı puan sistemine dönüşebilir.
Bu yaklaşımın sorunu, çocuğun doğal olarak yapabileceği davranışların bile sürekli dışsal ödüle bağlanmasıdır.
Örneğin kitap okumaktan zaten hoşlanan bir çocuğa “Kitap okursan yıldız” demek yerine, daha zorlayıcı ve yeni bir davranış için tablo kullanılabilir.
Başka bir problem de ödülün davranıştan daha önemli hale gelmesidir. Çocuk “Kitap okumak güzel” demek yerine “Kitap okursam puan kazanırım” noktasına gelirse sistemin nasıl tasarlandığını yeniden düşünmek gerekir.
Bu nedenle tabloyu mümkün olduğunca köprü olarak görmek daha sağlıklı. Amaç, çocuğu sonsuza kadar yıldız toplamaya bağımlı hale getirmek değil; istenen davranışın günlük yaşamda yerleşmesine yardımcı olmak.
Okul Ortamındaki Veriler Bize Ne Söylüyor?
Token economy sistemleri yalnızca evlerde kullanılmıyor. Sınıf yönetiminde de uzun süredir uygulanıyor.
Örneğin geçmişte yapılan bir çalışmada, ikinci sınıfta bulunan 21 öğrencilik bir sınıfta 7 çocuğun problem davranışları için başlangıç düzeyi belirlenmiş ve token reinforcement programı uygulanmıştır. Bu tür çalışmalar, yöntemin yalnızca teorik bir fikir olmadığını; gerçek sınıf ortamlarında da test edildiğini gösteriyor. PubMed
Daha güncel 2022 meta-analizi ise 24 araştırmayı bir araya getirerek token economy uygulamalarının eğitim ortamlarında güçlü etki büyüklükleri gösterebildiğini ortaya koydu. PubMed
Ancak burada benim dikkat çekici bulduğum nokta “büyük etki” ifadesinden ziyade uygulamanın ayrıntılarının değişmesi. Çünkü aynı sistemin farklı sınıflarda farklı şekilde uygulanması sonuçları etkileyebilir.
Örneğin 20 öğrencinin bulunduğu bir sınıfta öğretmen her öğrencinin davranışını ayrı ayrı ve anında değerlendirebiliyorsa sistem başka türlü işler. 35 kişilik kalabalık bir sınıfta aynı uygulamayı yapmak ise çok daha farklı bir yönetim gerektirir.
Yani tabloda yazan yıldız sayısından çok, sistemin uygulanabilirliği ve tutarlılığı önem kazanıyor.
Pekiştireç Tablosu Davranışı Gerçekten Kalıcı Hale Getirir mi?
Bence tartışmanın en önemli noktası burası.
Bir çocuk tablo varken odasını topluyor ama tablo kaldırıldığında tekrar eski davranışına dönüyorsa sistem yalnızca geçici bir değişiklik yaratmış demektir.
Davranış biliminde buna davranışın sürdürülmesi ve genellenmesi açısından bakılır. Token economy literatürünün önemli sorunlarından biri de tam olarak budur: Sistem çalışırken elde edilen davranış kazanımlarının sistem ortadan kalktığında ne kadar sürdüğü. Hackenberg'in token reinforcement incelemesi de bu alandaki araştırmaların ve özellikle uygulamadan sonra davranışın sürdürülmesine ilişkin soruların önemine dikkat çekiyor. PubMed Central (PMC)
Bu nedenle iyi bir tablo sisteminin ikinci aşaması olmalı.
Örneğin:
İlk hafta → Her doğru davranış için puan.
İkinci hafta → İki doğru davranıştan sonra puan.
Üçüncü hafta → Gün sonunda genel değerlendirme.
Dördüncü hafta → Daha çok sözel takdir ve doğal sonuçlar.
Böylece çocuk “Ödül yoksa davranmam” yerine davranışı günlük rutinin parçası haline getirmeye başlayabilir.
Pekiştireç Olarak Para mı, Etkinlik mi, Takdir mi?
Her ödülün maddi olması gerektiğini düşünmek de önemli bir yanılgı.
Örneğin 10 puan karşılığında:
- Parka gitme,
- Birlikte oyun oynama,
- Akşam ailece film seçme,
- Hafta sonu kahvaltısını seçme,
- Birlikte kek yapma,
- Sevdiği bir etkinliği seçme
gibi sosyal veya deneyimsel ödüller kullanılabilir.
Bu noktada ödülün çocuğun yaşına ve bireysel özelliklerine uygun olması gerekir.
Bir çocuk için yeni bir kalem çok değerliyken başka bir çocuk için babasıyla yarım saat lego oynamak çok daha güçlü bir pekiştireç olabilir.
Dolayısıyla “en iyi ödül nedir?” sorusunun tek bir cevabı yok.
Asıl soru “Bu çocuk için şu anda hangi sonuç davranışı gerçekten güçlendiriyor?”
Davranış Ekonomisi Açısından İlginç Bir Nokta
Pekiştireç tablosunu davranışsal ekonomi açısından düşündüğümüzde aslında küçük bir karar sistemi görüyoruz.
Çocuğun önünde bir maliyet var: Ödev yapmak, yatağı toplamak, beklemek, kurallara uymak.
Karşılığında bir fayda var: Puan, oyun zamanı, seçim hakkı veya sosyal takdir.
Fakat insan davranışı yalnızca “ödülün büyüklüğü” ile açıklanmıyor. Ödülün ne kadar hızlı geldiği de önemli.
Örneğin “Bir ay boyunca düzenli ders çalışırsan istediğin şeyi alacağım” özellikle küçük çocuklar için uzak bir hedef olabilir.
Buna karşılık “Bugünkü hedefini tamamladığında 1 puan” çok daha anlaşılırdır.
OpenStax'ın davranış bilimi kaynakları da pekiştirmenin zamanlamasının öğrenme açısından önemli olduğunu ve yeni bir davranışın öğretilmesinde davranışın hemen ardından gelen pekiştirmenin bağlantıyı güçlendirdiğini belirtiyor. OpenStax
Buradan çıkarılabilecek pratik sonuç şu: Çok büyük ama uzak bir ödül yerine küçük, anlaşılır ve zamanında verilen geri bildirim çoğu durumda daha kullanışlı olabilir.
Pekiştireç Tablosu Hazırlarken Nelere Dikkat Edilmeli?
İyi bir tablo için bence şu sorular mutlaka cevaplanmalı:
1. Hangi davranış değişecek?
“İyi çocuk olacak” değil, “Ödev başladığında 20 dakika çalışacak” gibi.
2. Davranış nasıl ölçülecek?
Günde bir kez mi, davranış başına mı, hafta sonunda mı?
3. Pekiştireç gerçekten değerli mi?
Çocuğun önemsemediği bir ödül sistemin etkisini azaltabilir.
4. Ödül ne kadar hızlı geliyor?
Özellikle yeni öğrenilen davranışlarda gecikme sorun yaratabilir.
5. Her davranışı ödüllendiriyor muyuz?
Gerekenden fazla dışsal ödül kullanılmamalı.
6. Sistem ne zaman azaltılacak?
Tablonun sonsuza kadar sürmesi yerine kademeli olarak doğal pekiştireçlere geçiş planlanabilir.
7. Çocuk sürecin parçası mı?
Ödülün tamamen yetişkin tarafından belirlenmesi yerine çocuğun tercihleri dikkate alınabilir.
Sonuç: Yıldız Tablosundan Daha Önemli Olan Şey Ne?
Pekiştireç tablosunu yalnızca renkli yıldızların bulunduğu bir kart olarak görmek bence yöntemin asıl değerini kaçırmak olur.
İyi tasarlanmış bir pekiştirme sistemi; psikolojide davranış öğrenmeyle, eğitim biliminde sınıf yönetimiyle, davranışsal ekonomide teşviklerle ve aile yaşamında iletişimle kesişiyor.
Araştırmalar token economy uygulamalarının özellikle eğitim ortamlarında etkili olabileceğine ilişkin ciddi kanıtlar sunuyor; ancak araştırmalar aynı zamanda yöntemin nasıl uygulandığının, hangi pekiştireçlerin seçildiğinin ve kazanılan davranışların sistem kaldırıldıktan sonra sürüp sürmediğinin önemli olduğunu gösteriyor. PubMed+1
Benim açımdan en değerli çıkarım şu: Pekiştireç tablosunun amacı çocuğu ödüle bağımlı hale getirmek değil, başlangıçta zor olan bir davranışı görünür, anlaşılır ve başarılabilir hale getirmektir.
Bir süre sonra yıldızın kendisi önemini kaybedip çocuk davranışın doğal sonucunu görmeye başlıyorsa sistem görevini yapıyor demektir.
Asıl tartışmaya değer soru da burada başlıyor:
Sizce çocuklarda davranış kazandırmak için ödül sistemi ne noktaya kadar faydalı, hangi noktadan sonra ters etki yaratıyor?
Evde veya okulda kullandığınız bir pekiştireç tablosu olduysa, gerçekten kalıcı bir davranış değişikliği gördünüz mü, yoksa tablo kaldırıldığında eski düzene mi dönüldü?
Bir de şu soru oldukça ilginç: Çocukların kendi ödüllerini seçmesine izin vermek sistemi güçlendirir mi, yoksa pazarlığa ve sürekli “Bunun karşılığında ne kazanacağım?” beklentisine mi dönüştürür?
Bu konunun bence en verimli tarafı da tam burada: Aynı yöntem farklı çocuklarda bambaşka sonuçlar verebildiği için, tek bir “doğru pekiştireç tablosu” aramak yerine hangi davranışın, hangi çocukta, hangi koşulda ve hangi sonuçla güçlendiğini anlamaya çalışmak çok daha anlamlı.