Resen dikkate almak ne demek ?

Aylin

New member
Resen Dikkate Almak: Bir Karar Anı, Bir Hayat Dönümü

Merhaba Sevgili Forumdaşlar!

Bugün sizlere ilginç bir hikâye anlatmak istiyorum. Bu, hepimizin bir şekilde hayatta karşılaştığı, belki de hiç düşünmeden yaşadığımız bir anın etrafında şekillenen bir öykü. "Resen dikkate almak" ne demek diye düşündünüz mü hiç? Sadece hukuki bir terim değil, bazen kişisel ilişkilerde de karşımıza çıkan bir kavram. Gelin, bunu birlikte keşfedelim, ancak önce sizi de içine çekecek bir hikâye ile başlayalım.

[hr]

Bir Sabah, Bir Karar

Ali ve Zeynep, her gün kahvaltı masasının başında oturur, bir yudum çay içerken hayatlarını konuşurlardı. Zeynep, duygusal zekâsı yüksek, insan ilişkilerini her zaman derinlemesine anlayan bir kadındı. Ali ise pratik düşünmeyi ve çözüm odaklı hareket etmeyi seven bir adamdı. Bir sabah, Zeynep bir şey fark etti. Ali'nin gözlerinde bir donukluk vardı. Eskiden her şey neşeyle parlayan gözler, şimdi bir anlık kaybolmuşlukla doluydu.

Zeynep, sabah rutininde olduğu gibi Ali’ye bir soru sordu:

"Bir şeyler ters mi gidiyor, Ali?"

Ali başını kaldırdı, gözleri Zeynep'in yüzüne odaklandı. Bir an düşündü, sonra derin bir nefes aldı. "Bazen hayat bizi kendi irademiz dışında şekillendiriyor, Zeynep. Bazen yapmamız gerekeni bilsek de, o 'doğru' yolu bulmak çok zor."

Zeynep, Ali’nin bu sözlerinden derin bir anlam çıkardı. Onun çözüm odaklı yaklaşımıyla hep problemlere odaklandığını biliyordu, ama bu sefer daha fazlasını hissediyordu. Bir şeyler sormak istedi, ancak doğru kelimeleri bulmak zorlayıcıydı.

"Resen dikkate almak" diyordu Ali, ama Zeynep bunun ne demek olduğunu anlamıyordu.

[hr]

Resen Dikkate Almak: Bir Hukuk Terimi mi, Bir Hayat Kararı mı?

Zeynep, akşam olduğunda, bu terimi araştırmaya karar verdi. “Resen dikkate almak” aslında yasal bir terimdi; bir durumu, kişiyi ya da olayı, kişi veya kurumlardan birinin kendi iradesiyle ve dışarıdan gelen bir başvuru olmaksızın, yalnızca kendi kararları doğrultusunda ele almasıydı. Yani, bir başvuru yapılmadan, sadece gözlemlerine dayanarak bir şeylere karar verilmesiydi.

Zeynep, bu hukuki anlamı düşündü ve Ali’nin hayatını nasıl kendi içinde resen dikkate almaya başladığını fark etti. Ali, bazı şeylere tepki vermiyor; sadece olayları çözmeye çalışıyordu. Resen dikkate almak, bazen hayatını zorlaştıran, ama bir o kadar da çözüm odaklı bir düşünce tarzıydı.

Zeynep, Ali'nin sorunları görmezden gelmediğini biliyordu, ama bazen bir ilişkideki hisler, en zor kararlara bile dokunabilirdi.

[hr]

Duyguların İçsel Kıyısında: Kadın ve Erkek Yaklaşımları

O akşam Zeynep, Ali'ye bir öneride bulundu. "Belki de bu kadar stratejik değil, bazen duygulara daha yakın olmalısın. Belki de resen dikkate almak, hissettiğin şeylere daha fazla yer açmak demektir."

Ali, Zeynep'in söylediklerini dinlerken kafasında bir şeyler dönüyordu. Zeynep'in empatik yaklaşımı onu büyülemişti. O, hayatı sadece çözüm odaklı düşünmüyordu. İnsanları ve onların içsel dünyalarını anlamaya çalışıyordu. Kadınlar, çoğu zaman bir ilişkiyi ya da durumu yalnızca mantıkla değil, duygularla da değerlendirirler. Zeynep’in söyledikleri, onun dünyasına çok yakındı.

Ali ise, her zaman stratejik düşünmeye alışmıştı. Problemleri çözmek, aksaklıkları ortadan kaldırmak için harekete geçmek… Ancak Zeynep’in yaklaşımına duyduğu ilgi, ona farklı bir bakış açısı kazandırdı. Belki de her şeyin sadece çözüm değil, bir anlam taşıması gerektiğini anlamaya başlamıştı.

Zeynep, Ali’ye bir teklif sundu: "Hayatındaki tüm problemleri bir kutuya koyduğunu ve sadece o kutu üzerinden bakmaya devam ettiğini fark ettim. Bunu bir süreliğine bırak ve sadece hisset." Ali, önce bu öneriyi garipsese de, Zeynep’in sözlerinden derin bir şeyler buldu.

[hr]

Hikayenin Sonu: Gerçek Resen Dikkate Almak

Ali, ertesi gün yine sabah kahvaltısında bir karar aldı. O gün, Zeynep'in önerisini kabul etmeye karar verdi. Yaşadığı her şeyin, sadece mantıklı bir çözümden ibaret olmadığını fark etti. Zeynep, hislerini kaybetmeden karar veriyor, ancak bir insanı sadece çözüm arayarak anlamak imkansızdı. Her şeyin, empatik bir yaklaşım gerektirdiğini ve bazen hayatın kendisine de bu şekilde bakmak gerektiğini kavradı. Resen dikkate almak, bazen kendi duygularını anlamak ve başkalarının duygularına saygı duymaktı.

O günden sonra Ali, hayatındaki kararlarda duygularını da dinlemeye başladı. Zeynep’in empatik bakış açısının, onun mantıklı düşünme şekliyle nasıl birleşebileceğini fark etti. Bazen çözüm değil, hissetmek, bazen sadece dinlemek, bazen sadece anlamak gerekirdi.

Sonuçta, hayat ne kadar çözüm odaklı olursa olsun, resen dikkate almak demek, hislerin de anlam bulduğu bir dünyada yaşamak demektir.

[hr]

Sizler de bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Forumdaşlar, bu hikâyede olduğu gibi, hayatınızdaki kararlar genellikle mantıklı mı, yoksa duygusal bir yaklaşımla mı şekilleniyor? Erkeklerin çözüm odaklı düşünmesi ve kadınların empatik yaklaşımı konusunda neler düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı sabırsızlıkla bekliyorum.
 
Üst