Mezura neyi ölçer ?

Leyla

Global Mod
Global Mod
Mezra Geçici Mi? Bir Yaşam, Bir Seçim ve Bir Deneyim Hikayesi

Bir gün, eski köyümdeki topraklar arasında yürürken, orada yaşayan insanların gözlerinde bir şey fark ettim. Kimi umutlu, kimi endişeli, kimi de geçmişin acılarını unutarak geleceği arıyordu. Mezra, o toprak parçası, bana yalnızca bir yerin adı gibi görünmüyordu. Biraz daha dikkatli baktığımda, onun sadece bir coğrafi alan olmadığını, içinde insanların geçici de olsa bir yer edindiklerini, hayata dair umutlarının ve düşlerinin şekillendiği bir mecra olduğunu fark ettim. Mezra, evet geçici olabilir, ama orada yaşamak, bazen hayatın en kalıcı izlerini bırakır.

Gelin, sizleri şimdi bu topraklara götüren bir hikâyeye davet edeyim. Bu hikayede, bir ailenin, bir çiftin, bir kadınla erkeğin bakış açılarıyla mezranın ne kadar geçici ya da kalıcı olabileceği üzerine derin bir yolculuğa çıkalım.

Mezra’nın Kapıları: İlk Karar ve Umut Arayışı

Hikayemizin kahramanları Asya ve Selim, yorgun bir yaşamın ardından şehri terk edip, köyün kenarındaki mezraya yerleşmeye karar verirler. Asya, şehri terk etmenin özgürleştirici bir yönü olduğunu düşünse de, içindeki huzursuzluk, geçici olana dair bir kaygıyı barındırıyordur. O, eskiyi atmak ve belki de bir yenilik arayışı içindedir. Ancak Selim, kararlarını her zaman daha stratejik ve mantıklı bir şekilde verir. Mezra, onun için bir geçiş noktasıdır, ama Asya’nın içindeki temkinli korkuyu anlamakta zorlanır.

Yola çıktıkları ilk gün, Asya bir köy çayı içerken Selim, yeni yerin haritasına göz gezdiriyordu. “Bu yer geçici bir sığınak olabilir, ama bizim için bu topraklarda bir şeyler inşa etmenin vakti geldi,” demişti Selim. Asya, fırlayan yapraklardan rüzgarın nasıl geçtiğine bakarken, “Yani burada yaşamak demek, kendimizi bu kadar bağlı hissetmek mi?” diye sormuştu. Her ikisi de kendi içlerinde birbirine zıt sorulara yanıt arıyordu.

İki Bakış: Erkek ve Kadının İlişkisel ve Çözüm Odaklı Dünyası

Asya ve Selim, birbirinden çok farklı iki dünyayı temsil eder. Selim, erkeğin çözüm odaklı bakış açısını simgeliyor. Her şeyin çözümü vardır, her yol bir çıkışa çıkar. Mezra onlara geçici bir sığınak sunuyor ama Selim için, bu geçici sığınak, sürekli bir yerleşim alanına dönüşebilir. O yüzden ellerindeki aletlerle duvar inşa eder, toprakla uğraşır, her şeyin yerine oturmasını sağlar.

Asya ise, empati ile hareket eder. O, meselenin daha ilişkisel tarafına bakar. Mezra, onun için sadece geçici bir alan değildir; burada yeni bir hayat kurmak, insanların geçmişiyle barışması, toprakla ve çevreyle bir bağ kurması gerekmektedir. Ancak, her şeyin geçici olduğunu düşündükçe, içine bir korku düşer. Acaba burada kalabilecek miyiz? Gerçekten burada huzur bulacak mıyız?

Ve bir gün, ikisinin farklı bakış açıları çatışmaya başlar. Selim, mezradan daha fazla karışıklık çıkarmadan yerleşmeyi hedeflerken, Asya her adımda, bu toprakların onların evleri olup olmayacağına dair düşüncelerle sıkışıp kalır.

Zamanla Gelen Farkındalık: Mezra Geçici Mi, Kalıcı Mı?

Bir ay sonra, mezra Asya ve Selim için bir ev gibi değil, belki de bir geçiş alanı gibi hissettirmeye başlar. Ancak bu, yalnızca Selim için geçerli değildir. Asya, geçen zaman içinde toprakla daha fazla bağ kurar, kuytu köşelerdeki çiçekleri inceler, kırlarda kaybolan gölgeleri takip eder. Mezra, artık ona sadece bir yer değil, bir yaşam alanı gibi gelir. Geçici olmanın yalnızca bir anlayış meselesi olduğunun farkına varır.

Bir sabah, Asya sabahın erken saatlerinde bir çaydanlıkta kaynayan suyu izlerken, “Burası geçici olabilir, ama burada hayatımızı bulduğumuzu düşünüyorum. Ne dersin, belki de kalıcı olan şey, insanın bu hayatı burada yaşaması ve anlamlı kılmasıdır?” der. Selim bu sözler karşısında kısa bir süre sessiz kalır, sonra gülümseyerek, “Demek ki, bazen geçici olan şeyler, en kalıcı izleri bırakır, değil mi?” diye yanıtlar.

Geçici Olmanın Kalıcılığı: Toplumsal ve Tarihsel Perspektifler

Mezra’nın bir geçiş alanı olup olmadığı sorusu, toplumların yapısal değişimlerinde de yer alır. Geçici yerleşimlerin ardında toplumların tarihsel yapıları yatar. Köyler, kasabalar, şehirler… Bunlar, zaman içinde insanların ihtiyaçları doğrultusunda şekillenen yerlerdir. Geçici olmanın ardında yatan ise, toplumsal değişimlerin baskısıdır. Eskiden bir köy, göçmenler için geçici bir sığınak olabilirken, bugün o köy, toplumu yeniden şekillendirecek bir noktaya dönüşebilir.

Selim ve Asya'nın yaşamındaki “geçici” kavramı, bir bütün olarak toplumun geçici olarak bir yere yerleşme kararıyla da paralellik gösterir. Her şey geçici olabilir, ama onun getirdiği anlam, bazen kalıcı olabilir.

Sizce Mezra Geçici Mi, Kalıcı Mı?

Bir toplum, bir yerleşim yeri ne zaman geçici olur, ne zaman kalıcı? Yaşadığınız yerin sizin için geçici bir sığınak mı yoksa kalıcı bir ev mi olduğu sorusu, her birimizin hayatını şekillendirir. Bugün, bir aile veya birey olarak kararlarınızı verdiğinizde, bu yerleşim, geçici mi olacak? Peki, geçici olanı kalıcı kılacak olan şey nedir?

Fikirlerinizi duymak isterim, belki de siz de bu soruya kendi hikayenizle yanıt verebilirsiniz.
 
Üst