Color hangi aksan ?

Zeynep

New member
Bir Renk, Bir Aksan: İki Farklı Dünyadan Hikayeler

Hayatın farklı renkleri…

Hikayelerimizin, yaşadıklarımızın, içsel dünyalarımızın renkleri… Her birimizin hayatı farklı bir tonda yankı bulur. Bugün burada, forumdaşlarla bir şeyler paylaşmak istiyorum. Hepimizin yaşadığı dünyalar farklı olabilir ama bazen, bir rengin içinde kaybolmuşken bile, diğerlerinin de o aynı tonda hissettiklerini keşfederiz. Bugün sizinle paylaşacağım hikayede, bir renk, bir aksan, iki farklı bakış açısı... Yani, erkeklerin çözüm odaklı yaklaşımı ve kadınların empatik bakışı. İsterseniz, gelin, birlikte bu renklerin nasıl iç içe geçebileceğine bakalım.

Bir gün, iki dost, Ayhan ve Elif, bir parka oturmuş sohbet ediyordu.

Ayhan, bir mühendis, işinde her zaman çözümler arayan bir adamdır. Bir problemin karşısına geçince, o problemi ne kadar hızlı çözebileceğini, çözümün ne kadar verimli ve sağlam olacağını düşünür. Elif ise bir psikologdur, insanların duygusal dünyasında kaybolmayı sever. Birinin duygusal hali, hisleri ve hikayeleri onun için en değerli veridir. İşte Ayhan ve Elif, bu iki farklı bakış açısına sahip iki dosttur.

Bir gün, Elif, oldukça zor bir dönemden geçiyordu. Ayhan, Elif’in bu halini fark etti. Onun mutsuz olduğunu gördü, ama nasıl yardımcı olabileceğini bir türlü bilemedi. İşte burada Ayhan, çözüm odaklı bakış açısını devreye soktu. Ne yapabilir? Ne gibi bir çözüm önerisi getirebilir? Kafasında hızla farklı senaryolar dönmeye başladı. “Belki bir tatil planı yaparız,” diye düşündü. “Veya yeni bir projeye başlar, kafasını dağıtır.”

Ama Elif ona baktı ve dedi ki: “Ayhan, bu söylediklerini duymak çok güzel, ama ben şu an bir çözüm istemiyorum. Sadece birinin beni anlamasını istiyorum. Duygusal olarak… Bu kadar yalnız hissediyorum, sadece hislerimi paylaşmak, beni anlayan birine sahip olmak istiyorum.”

Ayhan, Elif’in söyledikleriyle biraz sarsıldı. Kadınlar, duygularına ne kadar bağlıdır, değil mi? O an, çözüme değil, ilişkiye odaklanması gerektiğini fark etti. Kadınlar, başkalarına daha yakın olma, empati kurma konusunda daha güçlüdür. Bu yüzden, Elif’in bu ihtiyacını anlamak zaman aldı.

Renkler, duyular…

O sırada, Ayhan renkli bir tişört giyiyordu. Mavi tonlarındaki bu tişörtü ona, aslında çözüm odaklı bir dünya sunduğu, tüm olaylara mantıklı yaklaşma isteğini simgeliyordu. Mavi, bir güven duygusu yaratır ve sakinleştirir. Ama Elif, gri tonlarında bir kaban giymişti. Gri, bazen yalnızlık ve belirsizlikle özdeşleşir. Elif'in gri kabanı, duygusal bir derinliğin simgesiydi. O an, Ayhan, renklerin de insan ruhu üzerinde derin bir etkisi olduğunu fark etti. Mavi, her zaman güvenli, rahat bir alan sunarken, gri duygusal karmaşayı yansıtır.

Ayhan, gri kabanı ve mavi tişörtüyle bir çelişki gibi hissediyordu ama tam da bu yüzden, o an, dünyaları farklı olan iki insanın nasıl aynı renkleri yaşayabileceğini anladı. O renklerin içinde, çözüm arayan bir adam ile, ilişkiler ve duygular arasında bir denge kuran bir kadın var.

İçsel çatışma: Çözüm mü, empati mi?

Elif, o gün, Ayhan’a derin bir bakışla şöyle dedi: “Bazen, bir çözüm aramak, kendimize olan güveni zayıflatabilir. Bir şeylerin düzelmesi için illa bir adım atmak gerekmiyor. Bazen, olduğu gibi kabul etmek ve hisleri paylaşmak daha kıymetli.” Ayhan, içinden bu sözlere karşılık vermek istedi ama duraksadı. Bir çözüm önerisi bulmak, çözümün doğru ve hızlı olduğuna inanmak onun doğasında vardı. Ama o an, Elif’in söyledikleri bir işaret gibiydi. Çözüm değil, duygusal bağlantı önemliydi.

Ayhan, “Yani, çözüm aramak değil de… Beni dinlemen mi?” diye sordu.

Elif gülümsedi, “Evet, tam olarak bu.”

Ayhan o an anladı ki, çözüm bazen sadece bir kelime kadar basit olabiliyordu: Dinlemek. Birinin duygu dünyasında kaybolmak, ona hiçbir şey önermemek, sadece orada olup, hislerini anlayabilmek. Bunu anlamak, ona farklı bir dünya açtı. Belki de çözüm, çok zor ve karmaşık bir şey değildi.

Ve renkler birleşir…

O günden sonra, Ayhan ve Elif'in dostluğu farklı bir şekil aldı. Ayhan, her zaman çözüm odaklı bakış açısını terk etmedi ama Elif’in dünyasında da bir yer buldu. Artık sorunları çözmenin ötesinde, zaman zaman empatik bir yaklaşım sergileyerek, duygusal bağlarını güçlendirdiler. Ayhan, zamanla kendi dünyasında rengini değiştirdi; bazen mavi yerine griye daha yakın oldu, ama Elif de zamanla, çözüm odaklı bakış açısına biraz daha kapı aralamayı öğrendi.

Hikayeyi buraya kadar okuduktan sonra, bu renklerin size nasıl hissettirdiğini merak ediyorum. Belki siz de Ayhan gibi, bazen çözüm arayışının ötesinde bir şeylerin daha önemli olduğunu keşfetmişsinizdir. Ya da belki Elif gibi, bazen empati ve duygusal bağın ne kadar kıymetli olduğunu hissediyorsunuzdur. Herkesin dünyasında farklı renkler var, ama belki de en güzel şey, bu renklerin birleşiminde bulduğumuz anlamdır.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Sizin hayatınızdaki renkler ve aksanlar neler?
 
Üst